ULUDAĞ’IN GÖLGESİNDE HAK-İŞ’TEN TARİHİ 1 MAYIS

ULUDAĞ’IN GÖLGESİNDE HAK-İŞ’TEN TARİHİ 1 MAYIS

  • 01 Mayıs 2026, 19:07
  • 114 görüntülenme
  • 19 dk tahmini okuma süresi

Hak-İş Konfederasyonu tarafından organize edilen 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü Sendikamız Genel Başkan Yardımcıları İrfan Kemal Karatosun, Atıf Güdül, Birgül Değer, Genel Başkan Başdanışman Saim Esken, Bölge Başkanlarımızın katılıyla Bursa'da sağanak yağmur altında kutlandı. 

“Birlik, Mücadele, Dayanışma, Savaşa Hayır” temasıyla, talepler güçlü bir şekilde dile getirildi. 

Meydanı “Ücretlerden Alınan Vergi Oranları Düşürülmeli”, “Sendikal Örgütlenmenin Önündeki Engeller Kaldırılmalı”, “Refahın Adil Paylaşımı ve Vergide Adalet Sağlanmalı”, “Mevsimlik Geçici ve Kampanya İşçilerinin Sorunları Çözülmeli”, “Adil Bir Emeklilik Sistemi Sağlanmalı”, “Mutlak iş Güvencesi İstiyoruz”, “Soykırıma Hayır, Filistin’e Destek”, “Filistin Bizim Kırmızı Çizgimizdir”, “Gazze’ye Selam, Direnişe Devam” , “SUMUD’a selam Direnişe Devam” BAE Sudan’dan Elini Çek, HAK-İŞ Sudan ile Dayanışma İçinde” taleplerimizi içeren büyük afişler süsledi. 

Binlerce HAK-İŞ emekçisi tarafından hep birlikte seslendirilen “Yaşasın HAK-İŞ, Yaşasın 1 Mayıs”, “Vergide Adalet”, “Savaşa Hayır”, “HAK-İŞ Nerede Biz Oradayız”, “Filistin’e Selam Direnişe Devam “, SUMUD’a Selam Direnişe Devam” “HAK-İŞ SWTUF Omuz Omuza” , “HAK-İŞ Burada Sudan’ın Yanında”, “Yaşasın Sudan Dayanışmamız”, “Zulme Karşı Direneceğiz”, sloganları tüm Türkiye’de yankılandı. Miting öncesinde, Kayseri Talas Belediyesi üyelerimizden oluşan Grup Şantiye Konseri gerçekleştirildi. 

“Türkiye’nin Her Köşesine ve Dünya Emekçilerine Buradan Selam Olsun”

Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, Bursa’nın tarihsel mirasına vurgu yaparak, kadim şehirde emek mücadelesinin sesini yükseltmenin önemine dikkat çekti. Arslan, 1 Mayıs’ın sadece bir takvim günü değil, emeğin ortak hafızası ve geleceğe yönelik ortak iradesi olduğunu ifade etti. Türkiye’nin tüm meydanlarında aynı anda yükselen bu sesin, dayanışmanın en güçlü göstergesi olduğunu belirten Arslan, emekçilerin birlik içinde hareket ettiği sürece bütün engellerin aşılacağını  vurguladı.

“Grev Yapan ve Eylemde Olan Kardeşlerimize Selam Olsun”

Genel Başkan Arslan, Türkiye’nin dört bir yanında ekmeği, hakkı ve geleceği için grevde olan, direniş çadırlarında mücadele eden emekçilere selam gönderdi. Başta tekstil işçileri olmak üzere haksızlığa karşı direnen tüm işçilerin mücadelesinin onurlu bir duruş sergilediğini vurgulayan Arslan, HAK-İŞ’in her zaman emekçilerin yanında olduğunu ifade etti. Arslan, “Mücadeleniz kutlu olsun” diyerek, dayanışmanın büyütülmesi çağrısında bulundu.

“1 Mayıs’ı 1 Güne Sığdırmak İsteyenlere Pabuç Bırakmayacağız”

Genel Başkan Arslan, 1 Mayıs’ın yalnızca bir güne indirgenemeyecek kadar köklü ve güçlü bir mücadele geleneği olduğunu vurgulayarak, HAK-İŞ olarak bu anlamlı günü bir haftaya yayılan etkinliklerle kutladığımızı ifade etti. Arslan, emeğin sesinin Türkiye’nin tüm meydanlarında yükselmeye devam edeceğini belirtti.

Arslan, 1 Mayıs’ın ideolojik kalıplara hapsedilmesine de karşı çıktığımızı ifade ederek, bugünün tüm emekçilerin ortak değeri olduğunu vurguladı. Türkiye’nin her meydanının 1 Mayıs alanı olduğunu dile getiren Arslan, birlik, kardeşlik ve dayanışma içerisinde kutlanan bir 1 Mayıs anlayışını büyütmeye devam edeceğimizi söyledi. 1977 yılında yaşanan 1 Mayıs olaylarına da değinen Arslan, hayatını kaybeden emekçileri rahmetle andığımızı belirterek, “1 Mayıs 1977’nin failleri bulunmalıdır” çağrısını yineledi. Arslan, bu karanlık olayın aydınlatılmasının hem adalet hem de emek mücadelesinin hafızası açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

“Mazlum Coğrafyalardaki Kardeşlerimizin Mücadelesi Bizim Mücadelemizdir”

Genel Başkan Arslan, Filistin, Sudan, Doğu Türkistan, Arakan ve diğer mazlum coğrafyalarda yaşanan zulümlere dikkat çekti. Bu bölgelerde yaşanan insanlık dramlarının sadece o coğrafyaların sorunu olmadığını ifade eden Arslan, HAK-İŞ’in bu mücadeleleri kendi mücadelesi olarak gördüğünü belirtti. “Onların davası bizim davamızdır” anlayışıyla hareket ettiğimizi vurgulayan Arslan, uluslararası dayanışmanın sözde değil, fiili olarak sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

“Yeryüzünün Bütün Mazlumlarına Borcumuz Var”

HAK-İŞ’in sendikal mücadelesinin evrensel bir sorumluluk taşıdığını belirten Arslan, mazlumun kimliğine bakılmaksızın yanında olunması gerektiğini ifade etti. Dil, din, ırk, derisinin rengi ve coğrafya ayrımı gözetmeden mazlumların yanında olmanın bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Arslan, bu anlayışın HAK-İŞ’in temel duruşunu oluşturduğunu belirtti. Bu sorumluluğun sadece sözle değil, somut adımlarla yerine getirildiğini ifade eden Arslan, uluslararası sendikal iş birliklerinin bu anlayışın bir sonucu olduğunu söyledi.

“Zulme Karşı Direnmezsek Onurumuzu Da Kaybederiz”

Emek mücadelesinin sadece ekonomik taleplerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda bir onur mücadelesi olduğunu ifade eden Arslan, işten çıkarmalara, sendikal baskılara ve hak ihlallerine karşı kararlılıkla mücadele edeceğimizi belirtti. Mücadeleden vazgeçmenin sadece hak kaybı değil, aynı zamanda insan onurunun zedelenmesi anlamına geleceğini ifade eden Arslan, tüm emekçileri ortak mücadele etrafında birleşmeye davet etti. Arslan, “Zulme karşı direnmezsek onurumuzu da kaybederiz” dedi.

“Vergi Sistemi Adaletsiz Bu Düzen Mutlaka Değişmeli”

Genel Başkan Arslan, vergi sistemine ilişkin değerlendirmelerinde mevcut yapının emekçiler aleyhine işlediğinin altını çizdi. Türkiye’de ücretlilerin vergi yükünün giderek arttığını ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini ifade eden Arslan, “Çok kazanandan az, az kazanandan çok vergi alınan bir sistem sürdürülemez. Bu taksimi Kurt Yapmaz Kuzulara Şah Olsa” dedi.

Arslan, özellikle yılın ilk aylarından itibaren çalışanların üst vergi dilimlerine girdiğini ve bunun net ücretleri ciddi biçimde düşürdüğünü belirtti. Bu durumun emekçilerin alım gücünü zayıflattığını ve yaşam standartlarını olumsuz etkilediğini ifade eden Arslan, vergi sisteminin sosyal devlet ilkesi doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Avrupa ülkelerindeki uygulamalara dikkat çeken Arslan, aile yapısının dikkate alındığı, çocuk sayısına göre vergi indirimi sağlanan ve temel tüketim harcamalarının vergiden düşülebildiği modellerin Türkiye’de de hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Daha adil, kademeli ve çalışanı koruyan bir vergi sisteminin kurulmasının artık bir zorunluluk olduğunu belirtti.

“Emeklilik Sistemi Adaletsizliği Derinleştiriyor Bu Yapı Değişmeli”

Genel Başkan Arslan emeklilik sistemindeki çarpıklıklara ilişkin, mevcut yapının çalışanlar açısından ciddi mağduriyetler oluşturduğunu ifade etti. Aynı sistem içerisinde daha uzun süre çalışanların daha düşük maaşlarla emekli edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Arslan, bu durumun sosyal güvenlik sistemine olan güveni sarstığını vurguladı.

Arslan, özellikle aylık bağlama oranlarının düşüklüğüne dikkat çekerek, çalışanların yıllarca prim ödemesine rağmen hak ettikleri geliri elde edemediklerini ifade etti. Emeklilikte yaşanan bu adaletsizliğin giderilmesi için sistemin yeniden yapılandırılması gerektiğini belirten Arslan, emeklilerin yaşam standartlarının iyileştirilmesinin sosyal devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu söyledi.

“Asgari Ücret Konusunda Türkiye’de Adeta Bir Komedi Oynanıyor”

Asgari ücret belirleme sürecine ilişkin eleştirilerde bulunan Arslan, mevcut komisyon yapısının işlevsiz hale geldiğini ifade etti. Yıllardır süren aynı sistemin emekçilerin beklentilerini karşılamadığını belirten Arslan, “Bir ay boyunca kamuoyu meşgul ediliyor, sonunda yine işverenlerin dediği oluyor” sözleriyle sürecin adaletsizliğine dikkat çekti.

Arslan, mevcut yapının değiştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, işçi temsilcilerinin etkin olduğu, kapsayıcı, şeffaf ve hakkaniyetli yeni bir modelin oluşturulması çağrısında bulundu. Asgari ücretin milyonlarca insanın yaşam standardını belirlediğini ifade eden Arslan, bu sürecin ciddiyetle ele alınması gerektiğini söyledi.

“Sendikal Örgütlenmenin Önündeki En Büyük Engel İş Güvencesinin Olmamasıdır”

Genel Başkan Arslan, sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesi eksikliği olduğunu belirterek, mevcut sistemin çalışanları örgütlenmekten alıkoyduğunu ifade etti. Arslan, işçilerin sendikaya üye olduklarında işten çıkarılma riskiyle karşı karşıya kaldığını vurgulayarak, bu durumun sendikal hakların kullanılmasını zorlaştırdığını dile getirdi.

Türkiye’de milyonlarca işçinin sendikasız olduğunu hatırlatan Arslan, güçlü bir emek hareketi için gerçek ve etkin bir iş güvencesi sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Sendikal hakların ancak güvence altına alındığında anlam kazanacağını ifade eden Arslan, bu alanda acil düzenleme çağrısında bulundu.

“Kayıt Dışı İstihdam Emek Piyasasında Büyük Bir Yaradır”

Genel Başkan Arslan, kayıt dışı istihdamın hem emekçiler hem de ülke ekonomisi açısından ciddi bir sorun olduğunu belirterek, milyonlarca çalışanın sosyal güvenceden yoksun şekilde hayatını sürdürmek zorunda kaldığını ifade etti. Kayıt dışı çalışmanın iş kazalarında artışa, sosyal güvenlik sisteminde zafiyete ve haksız rekabete yol açtığını vurgulayan Arslan, bu yapının sürdürülemez olduğunu dile getirdi.

Özellikle ev işçileri başta olmak üzere kayıt dışı çalışan kesimlerin örgütlenmesine dikkat çeken Arslan, HAK-İŞ’in bu alandaki öncü rolüne vurgu yaptı. Türkiye’de yaklaşık 1,5 milyon ev işçisinin bulunduğunu hatırlatan Arslan, HAK-İŞ olarak bugüne kadar 125 bin ev işçisinin sendikalı hale getirilmesini sağladığımızı ifade etti. Bu başarının büyütülmesi gerektiğini belirten Arslan, kayıt dışı çalışan tüm emekçilerin sendikal haklara kavuşması ve güvenceli çalışma koşullarına ulaşması için mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

“Kıdem Tazminatında 50 Yıl Geçmiş, Biz Hâlâ Eski Haklarımızı Arıyoruz”

Genel Başkan Arslan, 12 Eylül 1980 darbesinin çalışma hayatında açtığı derin tahribata dikkat çekerek, kıdem tazminatı başta olmak üzere birçok temel hakkın bu süreçte sınırlandırıldığını ifade etti. Darbe öncesi dönemde toplu sözleşmelerle daha geniş hakların elde edilebildiğini hatırlatan Arslan, 12 Eylül sonrası getirilen tavan uygulamaları ve sınırlamaların emekçilerin kazanımlarını ciddi şekilde gerilettiğini vurguladı.

Arslan, bugün gelinen noktada emekçilerin yaklaşık yarım asır önce sahip olduğu hakları yeniden talep etmek zorunda kalmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “50 yıl geçmiş, biz hâlâ eski haklarımızı arıyoruz” ifadeleriyle mevcut durumun aksaklıklarını dile getirdi. Kıdem tazminatının işçinin alın terinin ve emeğinin güvencesi olduğunu vurgulayan Arslan, bu hakkın zayıflatılmasına yönelik her türlü girişime karşı kararlılıkla duracağımızı dile getirdi.

“696 Sayılı KHK Önemli Bir Kazanımdır Ancak Eksikler Giderilmelidir”

Genel Başkan Arslan, kamuda taşeron sistemine son verilmesi ve 696 sayılı KHK ile yüz binlerce işçinin kadroya alınmasının emek hareketi açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Arslan, “Kamuda taşeron sistemini çöpe attık” sözleriyle bu dönüşümün önemine dikkat çekerken, “Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde bu talebimizin karşılık bulması bizim için önemli bir kazanım olmuştur” ifadeleriyle teşekkürlerini iletti. KİT’lerde çalışan ve hâlâ kadro kapsamı dışında kalan işçilerin bulunduğuna dikkat çeken Arslan, bu kesimlerin de kadroya alınması gerektiğini belirtti.

“Geçici ve Mevsimlik İşçilerin Sorunları Kalıcı Olarak Çözülmelidir”

Genel Başkan Arslan, kamuda çalışan geçici ve mevsimlik işçilerin yaşadığı yapısal sorunlara dikkat çekerek, bu kesimin yıllardır güvencesiz çalışma koşullarıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Özellikle yılın belirli dönemlerinde çalıştırılan ancak yılın geri kalanında sosyal güvenceden yoksun bırakılan bu çalışanların durumunun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Başta ÇAYKUR olmak üzere birçok kamu kurumunda çalışan mevsimlik işçilerin 12 ay boyunca istihdam edilmesi ve kesintisiz sosyal güvenlik haklarına kavuşması gerektiğini belirten Arslan, bu alanda kalıcı ve kapsamlı bir düzenleme yapılmasının zorunlu olduğunu ifade etti.

“Tayin ve Becayiş Hakları Yasal Güvence Altına Alınmalıdır”

Genel Başkan Arslan, kadroya geçen işçilerin en önemli sorunlarından birinin tayin ve becayiş hakları olduğunu belirterek, bu konuda anayasal çerçevede yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına da işaret eden Arslan, bu doğrultuda hükümetin gerekli yasal adımları atması gerektiğini vurguladı. Arslan, “Tayin ve becayiş haklarının kanunla düzenlenmesi gerekiyor” diyerek, çalışanların aile birliğini koruyacak ve sosyal yaşamlarını sürdürebilecekleri bir sistemin hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.

“İş Kazaları Kader Değil Önlenebilir”

İş kazalarında yaşanan kayıplara dikkat çeken Arslan, bu ölümlerin büyük ölçüde önlenebilir olduğunu ifade etti. Denetimlerin artırılması ve iş güvenliği önlemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Arslan, emekçilerin yaşam hakkının her şeyin üzerinde olduğunu vurguladı.

“Staj ve Çıraklık Mağdurlarının Sorunları Çözülmelidir”

Genel Başkan Arslan, staj ve çıraklık sürecinde çalışan ancak hak kaybı yaşayan gençlerin mağduriyetlerine dikkat çekerek, bu sorunun çözülmesi gerektiğini ifade etti. Arslan, HAK-İŞ olarak staj ve çıraklık mağdurlarının yanında olduğumuzu ve yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi için sürecin takipçisi olacağımızı belirtti.

“Savaşa Hayır Barışa Evet Demeye Devam Edeceğiz”

Bölgesel çatışmalara değinen Arslan, savaşların en büyük bedelini emekçilerin ödediğini ifade etti. Filistin ve Sudan başta olmak üzere birçok bölgede yaşanan saldırılara karşı güçlü bir duruş sergilediklerini belirten Arslan, barış ve adalet çağrısını yineledi.

“Ülkemizin Geleceğinden Umudumuzu Asla Kesmeyeceğiz”

Genel Başkan Mahmut Arslan, Türkiye’nin içinde bulunduğu zorlu coğrafi ve siyasi koşullara dikkat çekerek, ülkemizin adeta bir ateş çemberiyle kuşatıldığı bir dönemde dahi umudun korunması gerektiğini vurguladı. Bölgedeki savaşlar, çatışmalar ve istikrarsızlıkların Türkiye üzerinde oluşturduğu baskılara rağmen ülkenin bu süreçleri aşacak güce sahip olduğunu ifade eden Arslan, bu zorlu tabloya rağmen kararlılıkla yol alınması gerektiğini belirtti.

Arslan, birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu korunarak hareket edildiği sürece hiçbir zorluğun aşılamayacağını ifade ederek, emekçilerin inancı, azmi ve mücadelesiyle Türkiye’nin yarınlarının daha güçlü şekilde inşa edileceğini söyledi. Ülkenin sahip olduğu potansiyelin doğru değerlendirildiğinde tüm sorunların üstesinden gelinebileceğini vurgulayan Arslan, “Başka ülkemiz yok” anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini dile getirdi.

“Sudan’ın Yanındayız Küresel Dayanışmayı Büyütüyoruz”

Genel Başkan Mahmut Arslan, Sudan’da yaşanan insani krize ve Hızlı Destek Kuvvetleri’nin sivillere yönelik özellikle Al-Faşir’de gerçekleştirdiği katliamlara dikkat çekerek, Sudan halkının ağır bir zulümle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Kadınlara yönelik saldırılar, hastanelerin hedef alınması ve sivillerin katledilmesi gibi insanlık dışı uygulamaların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Arslan, bu süreçte Sudan işçi hareketinin dimdik ayakta kaldığını belirtti.

“SUMUD Filosu Mazlumların Umudunu Taşıyor”

Genel Başkan Mahmut Arslan, Gazze’deki ablukanın kırılması ve insani yardımların ulaştırılması amacıyla yola çıkan SUMUD Filosunun mazlumların umudunu taşıdığına dikkat çekti. SUMUD’un sadece bir yardım hareketi değil, aynı zamanda adalet ve özgürlük mücadelesinin sembolü olduğunu vurgulayan Arslan, “Bu mücadelede yer alan Fatma Zengin kardeşimize buradan selam gönderiyoruz, Allah yardımcısı olsun” sözleriyle Genel Sekreter Yardımcımız ve filoda yer alan aktivistler ile dayanışma mesajını yineledi. Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası alanda mazlumların yanında yer almaya devam edeceğini belirterek, SUMUD’un Filistin için yakılan güçlü bir meşale olduğunu ifade etti.

1 Mayıs alanımızda Genel Sekreter Yardımcımız Fatma Zengin’in SUMUD Filosu’ndan paylaştığı video mesaj yayınlandı.

Zengin, “Sizleri Global Sumud gemisinden selamlıyorum. 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’müzü kutluyorum. Dünyanın neresinde bir mazlum ve mağdur varsa HAK-İŞ’ten alacağı vardır. Dünyanın neresinde bir mazlum varsa HAK-İŞ’in ona borcu vardır. Bizler adaletin çığlığı olmak için yola çıktık” dedi.

Bursaspor Başarısı; “Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar”

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Bursa’nın simgelerinden Bursaspor’a da değinerek, kulübün yaşadığı zorluklara rağmen yeniden ayağa kalkma iradesini takdir ettiklerini ifade etti. “Yiğit düştüğü yerden kalkar” sözleriyle taraftarın ve şehrin güçlü duruşuna dikkat çeken Arslan, Bursa’nın bu mücadele ruhuyla yeniden hak ettiği yerlere ulaşacağına inandıklarını belirtti.

Sırrulhatme, “HAK-İŞ’in Kardeşlik ve Dayanışma Duruşu Sudanlı İşçilerin Umudunu Büyütüyor”

Sudan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme, HAK-İŞ Konfederasyonu ile kurdukları güçlü ve samimi ilişkilerin sadece sendikal iş birliği değil, aynı zamanda ortak değerler ve insani dayanışma temelinde yükseldiğini vurguladı. Sudanlı işçiler adına yapılan değerlendirmede, HAK-İŞ’in özellikle Sudan’ın içinden geçtiği zorlu süreçte sergilediği kararlı ve ilkeli duruşun büyük anlam taşıdığı ifade edilerek, bu desteğin uluslararası sendikal dayanışmanın en somut ve kıymetli örneklerinden biri olduğu belirtildi.

“Zor Zamanlarda Sergilenen Dayanışma Gerçek Kardeşliğin En Güçlü Göstergesidir”

Sırrulhatme, savaşın yıkıcı etkilerine rağmen işçi hareketinin direncini koruduğunu ve bu süreçte HAK-İŞ’in verdiği desteğin moral ve güç kaynağı olduğunu dile getirdi. İşçilerin yaşadığı tüm zorluklara rağmen umutlarını yitirmediğini vurgulayan Sırrulhatme, HAK-İŞ’in ortaya koyduğu kardeşlik hukukunun ve uluslararası dayanışma anlayışının, Sudan işçilerinin geleceğe daha güçlü bakmasına katkı sunduğu ifade etti. Sırrulhatme, iki konfederasyon arasındaki iş birliğinin geliştirilerek sürdürülmesinin, hem bölgesel hem de küresel ölçekte işçi hakları mücadelesine önemli katkılar sağlayacağı kaydedildi.

“Asil Duruşu İçin HAK-İŞ’e Teşekkür”

Sırrulhatme, “Misafirperverlikleri ve asil kardeşçe duruşları için HAK-İŞ Konfederasyonu’na şükranlarımızı yineliyoruz. Her iki ülkedeki işçi davalarına hizmet edecek ve ortak sendikal çalışmaları güçlendirecek daha fazla iş birliği ve koordinasyon içerisinde olmayı temenni ediyoruz” dedi.